27 Haziran 2013 Perşembe

Makyaj Hikayem

Geçtiğimiz günlerde Youtube'da ara ara takip ettiğim bir yabancı vlogger'ın videoları arasında "My Makeup Story" (yani türkçeye çevirecek olursak Makyaj Hikayem) konulu bir mim'e rastladım. Malum makyaj üzerine bir blog yazıyorum ve sizinle makyaj hikayem'i paylaşma fikri hoşuma gitti, şu anda video çekmeye vakit bulmam mümkün değil bu nedenle yazıya dökmek istedim. İşte benim makyaja başlama hikayem...
.
Makyaj Blogum

Öncelikle uzak bir geçmişe gideceğiz ortaokul yılları! Merak etmeyin, o dönemde makyaj yapmıyordum tabii ki ama bakım ve kozmetik ürünlerine merakım yeni yeni başlamıştı. Özellikle cilt bakımıma çok özen gösterdiğimi hatırlıyorum, krem vs. kullanmıyordum ama mutlaka yüzümü uygun bir temizleme jeli ile yıkıyor ve tonik ile siliyordum.

Ortaokul aynı zamanda ojelere olan ilgimin de arttığı bir dönem olmuştu, renk renk ojelerin yanı sıra siyah renkli ojeler favorimdi! Hatta bir tane sarı ojem vardı ve bir sürü arkadaşım nereden aldığımı sormuştu, o dönem bu kadar kolay bulunmuyordu değişik renk ojeler :)

.
Lise 1 ve 2'de makyaj anlayışım sadece renkli dudak parlatıcısından ibaretti, özellikle Nivea ve o dönem Türkiye'de bulunmayan -yurtdışına çıkan tanıdıklarımızdan sipariş ettiğimiz- Lip Smackers arkadaşlarımla favori markalarımız arasındaydı. 
.
Lise 3. sınıf aslında çok yoğun makyaj yapmaktan ziyade yavaş yavaş makyaj malzemesi almaya başladığım bir dönemdi. O dönem Boyner mağazalarında Pupa satılırdı, benim de ilk aldığım makyaj seti Pupa'ya aitti. Ayrıca mükemmel nude ruj arayışımın da başladığı zamanlardı, o dönem şimdiki kadar seçenek yoktu, istediğim gibi bir ruj bulamamıştım, L'oreal'den bir ruj aldığımı hatırlıyorum ama rengi koyu çıkmıştı :) Bir de Collection 2000 markası vardı lipglosslarına bayılırdım, fiyatı da nispeten ucuzdu.  
..
.
Üniversite'nin ilk yılı ten makyajından ziyade hafif göz makyajı yaptığım bir dönemdi, özellikle renkli göz kalemleri kullandığımı hatırlıyorum.

Üniversite 2.sınıf ise artık makyaja tam anlamıyla geçtiğim yıl oldu. Yurtdışından 3 adet makyaj seti almıştım, bir tanesi Revlon'du, diğer ikisi ise şu anda hatırlamadığım yabancı markalardı. Özellikle üniversitenin son 2 yılında ağırlıklı koyu göz makyajı yapıyordum, siyah favori rengimdi! Bazılarına göre ağır kaçsa da bana göre günlük makyajdı :) 

Üniversite yıllarında ve çalışma hayatımda çok severek kullandığım 2 maskara hatırlıyorum; birisi Loreal Lash Architecht (ki hala da severim bu maskarayı) diğer ise maalesef artık üretilmeyen Maybelline Lash Stylist. Özellikle Maybelline maskaranın ince taraklı fırçası vardı, o kadar severdim ki bu maskarayı o fırçayı hala saklıyorum.
..
2006 yılı MAC'in Türkiye'ye yeni yeni geldiği bir dönemdi, yanlış hatırlamıyorsam Akmerkez mağazasından ilk aldığım şey bir arkadaşımda görüp rengine bayıldığım Fuschia Fix adlı Tinted Lip Conditioner'dı (maalesef bitiremeden bozuldu.) Makyaj koleksiyonumun ciddi anlamda oluşmaya başladığı yıl ise 2008-2009'du. Hatta öğle aralarında bile MAC'e gittiğimi hatırlıyorum :)  

O tarihten bu yana pek çok şey değişti, zevklerim değişti, sevdiğim markalar bile değişti ancak değişmeyen tek şey hala makyaj yapmaktan keyif alıyor olmam...




Siz de makyaj hikayenizi paylaşmak ister misiniz? Eğer blog yazıyorsanız ve bu mim'i yaparsanız lütfen bana haber verin :)

16 yorum:

  1. bende annemin tokalon fondetinin kokusuyla büyüdüm . çocukluğuma dair en çok özlediğim şeylerden biridir o koku.Ortakoldayken tokalon temizleme sütü ve tonik almıştım koklar koklar sürerdim =) keşke olsa yine ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi? :) Teşekkürler yorumun için...

      Sil
  2. Bence çok eğlenceli bir mim olmuş :) Ben de bugünlerde düşünüyordum böyle bir şey yazmak, yazarım belki bu hafta :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler, yazması çok keyifliydi, bekliyorum yaz bence :)

      Sil
  3. çok güzel bir yazı olmus canım ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
  4. Çok güzel bir yazı olmuş, benim ve başka pek çok kişinin de hikayesini dile getirmişiniz. . :)) iyi ki kozmetikler ve makyaj var :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, okurken keyif aldıysanız ne mutlu :)

      Sil
  5. Çok eğlenceli bir yazı olmuş en kısa zamanda yapıp link atacağım :)

    YanıtlaSil
  6. Güzel bir konu ve yazı olmuş. :) Ben hep makyaja ve cilt bakımına oldum olası meraklı olmuşumdur. 9-10 yaşlarındayken annemin malzemelerini aşırıp suratımı baştan aşağı boyardım, tabi hep gizli gizli yapardım bu işi. Yakalanacağım diye ödüm kopardı. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler, beğenmene çok sevindim :)

      Ahahahah :D Benim annemin makyajla çok arası yok, ben biraz kendi kendime keşfettim :) Sen tipik bir küçük kokoşmuşsun o zaman :))

      Sil
  7. Çok içten olmuş keyifle okudum (: Kısaca bende birşeyler yazayım;küçüklüğümde gelinlikle rujlu fotograflarımla,topuklu ayakkabılarla resimlerim var hatırlamıyorum tabi ama annemin söylediği kadarıyla ara sıra annemin odasına girer sürüp sürüştürürmüşüm(:İlk okulda ım..!sanıyorum 3-4 sınıfta muzlu 1tlye satılan sosyete pazarlarında olan ucu dönerbaşlı bir parlatıcı almıştım onu hiç unutamıyorum ondan sonrasınıda hatırlamıyorum (: Orta okul yıllarındada temizliğimi hiç aksatmadım sanırım ilk dove yüz temizleme sabunlarıyla yüzümü yıkamıştım,daha sonrada avo'nun köpüğünü kullandığımı hatırlıyorum,makyaj yapmıyordum taki liseye gelene kadar:P Lisede nivea'nın o vişneli koruyucularını kullanırdım hafif kırmızılık verenlerinden,göz kalemimde flormardı(hatta hala saklarım minicik olmuş)
    e ozaman elime çok miktar para geçmezdi benim ne ucuz bulduysam almışım ama en kalitesizle orta kaliteliyi biliyormuşum yani flormar aldığıma göre (: Üniversitede iyice açılmıştım artık allıkmı dersin pudramı? allah ne verdiyse yani :))Fakat bana nedense ağır makyajlar yakışmıyor bir göz kalemi parlatıcı yetiyor ağır buluyorum diğer türlü:/işte hepsi bir arada pudradır allıktır onlar aşırı gösteriyor,ama arada derede kullanıp sürmekte hoşuma gidiyor.Benim kozmetikle aşk hikayemde bu kadardı umarım beğenmişsindir (:

    Sevgilerimle:-*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım çok teşekkür ederim güzel yorumun için, çok keyif alarak okudum. O bahsettiğin muzlu parlatıcıları çok iyi biliyorum, bende bir ara almıştım :) Hatta vişnelisi de vardı, ama onların o vıcık vıcık yapısını çok sevmezdim :) Aşağı yukarı hepimizin hikayesi birbirine benziyor, değil mi? Tekrar teşekkürler paylaşımın için. Çok öpüyorum :*

      Sil
  8. küçükken aşırı süslüymuşüm :) oje süren birini görünce ellerimi uzatırmışım bana da diye :)
    Sonra çalışkan kızların makyajla alakası olmaz şeklinde garip bir düşünceye kapıldığımdan olsa gerek; cilt bakım ürünlerine acımadan para harcamaya lise döneminde başlasam da üniversiteye kadar makyaj ilgimi çekmedi. 2-3 tane ruj ve nivea dudak nemlendiricim vardı ( çilekli tabii ) , onları da kullanmazdım doğru dürüst zaten. Lise kep töreni öncesinde zorla makyaj yaptırılan bir ben varımdır sanırım :D
    Bir de dışarda yanlış makyaj örnekleri gördüğümden olsa gerek makyaj ilgimi çekmiyordu hiç.
    Sonra üniversitede başladım ama hafif hafif. Hala da hafif ve doğal makyajı tercih ederim ama kozmetik, özellikle de cilt bakım ürünleri alışverişinde kendimi tutamıyorum.

    Aslında sorunsuz cilt fazla makyaj da istemiyor. Hatta az makyaj bile çok durabiliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cilt bakımı da en az makyaj kadar önemli zaten, daha bile önemli, sonuçta çok sorunlu bir cilde uygulanan makyaj iyi durmuyor :) Dediklerine aynen katılıyorum canım, sorunsuz ciltte fazla makyaj çok boğucu oluyor. Ben de hala ten makyajını hafif yaparım ama göz makyajını vaktim varsa biraz daha yoğun yapmaya devam ediyorum :)) Çok teşekkürler yorumun için :*

      Sil

Yorum yazdığınız için teşekkürler! Lütfen yorumlarınıza link eklemeyin, link eklenmiş yorumlar onaylanmayacaktır.